İçeriğe geç

Yer ve İklime Bağımlı Olmayan Teknoloji

Hücresel protein üretim sistemlerimiz özel dizayn edilmiş paslanmaz tanklar ve dış ortam ile sıfır temassız proses elemanlarından oluşmaktadır. Hücresel proteinler yerkürenin herhangi bir yeri ve farklı iklimlerinde veya mars benzeri gezegenler ile uzay boşluğunda dahi farklı metodolojik yöntemler ile üretilebilmektedir. Hücre bazlı protein üretim prosesleri iyon, gaz ve klimatik kontrollü ve tam otomasyonlu kapalı sistemlerden oluşur. Üretim yapılan kaplar, fermentör, reaktör, transfer ve stok hatları 316 paslanmaz çelikten imal edilir ve sızdırmazlık testlerinden geçirilir. Bitkisel ve hayvansal proteinler iklim, toprak ve hava şartlarına bağımlıdır. Sürdürülebilir üretim ve etkin kaynak yönetimi açısından hücresel protein üretimi eşsiz ve verimli bir yöntem olmaktadır.

Hücre bazlı protein üretiminde bitkisel protein kaynakları üretiminde olduğu gibi geniş alanlara ve karaya ihtiyaç duyulmaz. Üretim sistemlerimiz vertical dikey 3 boyutlu hacimli tanklardan oluşmaktadır. Soya başta olmak üzere bitkisel protein kaynakları tarlalarda yılda en fazla iki kez üretilir. Hücresel proteinler silindirik kaplarda üretilir ve yılda 80-120 kez hasat edilebilirler. Soya fasulyesi yılda 350-400 kg dekar/1000 m2 verim verirken Hücresel Protein yılda aynı alanda 400. 000 Kg/100m2, 1000 katı verim verebilmektedir. Yıllık üretilen her 1000 Ton Hücre bazlı protein ile soya ekiminden vazgeçilecek alan 3. 000 dn olacaktır. Türkiye’nin yıllık kullandığı soya miktarı olan 3. 000. 000 Ton karşılığında 10. 000. 000 dekar alan yeşil alana kazandırılacaktır.

Bitkisel ve hayvansal protein üretimi için oldukça yüksek volüm ve maliyetlerde su kullanılmaktadır. Soya fasulyesinde her 1 ton için 2. 200 Ton su kullanılır iken Hücre bazlı protein kaynaklarında 1 Ton protein için 10 Ton su geri dönüşümlü kullanılmaktadır. Soya fasulyesi üretiminin her 1. 000. 000 Ton miktarı yerine 1. 000. 000 Ton Hücre bazlı protein ikame edildiğinde yıllık 2. 200. 000. 000 m3/Ton tatlı-temiz su tasarruf edilmiş olacaktır. Bu rakam 1. 8 milyon insanın yıllık kullanabileceği su miktarıdır. 10 Yıllık bir süreçte gerçekleşecek iyileştirme miktarı ülke büyüklüğünde bir popülasyona denk gelmektedir.

Hücre bazlı protein’ler starter kültürlerdeki geliştiriciler sayesinde ilk nesil kültürlere göre daha az şeker daha çok atmosferik hava bileşenleri ve gaz ile beslenebilmektedir. Önümüzdeki 10 yılda hücre bazlı protein üreten kültürler tarımsal şeker kaynaklarına bağımlı olmaktan kurtulacaktır. Protein fiyatları ve arzında yaşanacak istikrar ve sürdürülebilir kaynaklar ile gerçekleştirilecek gıda üretimi artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını karşılayabilecek düzeye gelecektir. Şeker ve yan ürünü olan melas maya fermantasyonunda önemli bir girdidir ve pancar şekeri ile şeker kamışından elde edilir. Maya ve starter kültürlerin etkili ve ekonomik bir karbon kaynağı olan şeker türevleri yerine teknolojik gelişmeler sayesinde farklı karbon kaynakları kullanılabilmektedir. Özellikle hava ve endüstriyel gazların protein üretimlerinde karbon ve azot kaynağı olarak kullanılması sürdürülebilir bir üretim opsiyonu imkanı yaratır.

Hücre bazlı protein’ler pestisit, gübre, hormon veya kimyasallardan ari ortamlarda üretilmektedir. Hücresel proteinler, GMO Transgenik, mutajenik, teratojenik kanserojenik kalıntı içermezler. Mikotoksin ve toksik maddeler ile ağır metal barındırmazlar. Hücre bazlı protein’ler sıfır atık ve clean tesislerde üretilir, yer altı sularında kirliliğe ve havada zararlı partiküllere neden olmazlar. Başta transgenik soya gibi tahılların polinizasyon, hava veya mekanizasyon yolu ile neden olduğu çapraz kontaminasyona ve gen bulaşıklığına neden olmazlar. Tarımsal üretimde kullanılan yoğun ilaç, kimyasal ve gübreler yer altı sularına bulaşmaktadır. Ayrıca gıda transfer zinciri ile bitkilerden memeliler ve insanlara dikey kontaminasyon ile bulaşabilmektedir. Zirai ilaç ve gübrelerin neden olduğu plastik kirliliği, gübre kullanımıyla toprak ve yer altı sularına karışan metal tuzları birikimi ve kirliliği, sulama sistemi ve elektrik sistemlerinden kaynaklı çevresel sorunlar Hücre bazlı protein üretimlerinde yaşanmamaktadır.

Hücre bazlı proteinler bol yeşil temiz alan bol ve temiz tatlı su ve temiz bulaşık olmayan polinizasyon bolluğu ve tozlaşma çeşitliliği yaratırlar. Biyoçeşitlilik ve syncobiotic toprak kültürlerinin gelişiminin desteklenmesi dominant tarımsal ürünlerin yerine botanik ve bitkisel kültivasyonun çeşitlendirilmesi ile sağlanacaktır. Ağaç ve bitki türünde gerçekleştirilecek bir desen çeşitliliği toprak mikroflorası ve mikrofaunasındaki simbiyoz ve popülasyonlarında zenginleşmesi ve fraksiyonel gelişime neden olacaktır. Hücre bazlı proteinlerin her bir ton üretimi 2. 200 Ton Su, sıfır emisyon atmosferik konveksiyonel hücre ve 1. 200. 000 m2 yeni yeşil alanı gezegene kazandırmaktadır. Konvensiyonel tarımın doğaya verdiği zarar ve tahribatı önlemek için serbest botanik yürüme ve native tarımı desteklemekteyiz.